İstanbul / TÜRKİYE
Türkçe TÜRKÇE

ABD’nin Yeni İltica Yasası ve Düzensiz Göçle Mücadelesi

Anasayfa

Araştırma

ABD’nin Yeni İltica Yasası ve Düzensiz Göçle Mücadelesi

ABD’nin Yeni İltica Yasası ve Düzensiz Göçle Mücadelesi

Küresel bir fenomen olan göç, dünya üzerindeki tüm ülkeleri dolaylı ya da doğrudan etkilemektedir. Ülkelerin siyasetlerini, sosyolojik ve demografik yapılarını, ekonomilerini ve dış politikalarını etkileyebilme potansiyeline sahip bu fenomen, devletleri çeşitli kısıtlamalar ve kurallarla göçü kontrol altına almaya yöneltmektedir. Amerika Birleşik Devletleri de küresel ölçekte artan bu göç hareketliliğinden en çok etkilenen ülkelerden biridir. Özellikle Meksika sınırında sığınma başvurusu yapabilmek için bekleyen yüzbinlerce göçmen bulunmaktadır. Tamamına yakını çeşitli Orta Amerika ülkelerinden gelen bu insanlar, geldikleri ülkelerde can güvenlikleri başta olmak üzere, güvenli ve refah içinde bir hayat sürme imkanları olmadığını düşünmeleri sebebiyle bu zorlu yolculuğa çıkmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri yönetimleri ise çeşitli kurallar ve kısıtlamalarla bu göç dalgasıyla baş etmeye çalışmaktadır. Bu zorlayıcı kısıtlama ve kurallar ise sınırda bekleyen insanları yasa dışı yollarla sınırı geçmeye yöneltmektedir. Bunun sonucunda ise büyük bir düzensiz göç dalgası meyana gelmektedir.


Bu analiz; Amerika Birleşik Devletleri’nin, mevcut başkanı Joe Biden yönetiminde, güncel düzensiz göç hareketleriyle mücadele kapsamında sunduğu yeni iltica politikasını ele almaktadır. Biden’ın selefi olan Donald Trump dönemindeki göç politikalarıyla karşılaştırmalı olarak da ele alınan yeni iltica politikası, Amerika Birleşik Devletleri’nin düzensiz göç ve mevcut göçmen profili ve halen yürürlükte olan Title 42 uygulaması gibi konular ışığında incelenmiştir. Analiz; Biden dönemi göç politikasının ulusal ve uluslararası hukuk bağlamında çeşitli ihlaller içerdiğini, uygulamada birtakım eksiklikler olduğunu, eski Başkan Donald Trump’ın eleştirilen politikalarının benzeri bir uygulama ortaya koyduğunu ve bazı yönleriyle Trump’ın politikalarının devamı sayılabileceğini savunmaktadır.